Ayakta, zıplayarak, kafa sallayarak dinlediğim Pentagram’ı oturarak nasıl dinleyecektim?
Sahnede sandalyeler vardı.
Onlar da oturarak söyleyip çalacaklardı.
Oldu işte, o da oldu, çok da güzel oldu üstelik.
Pentagram’ın 30’uncu yılında sahnede grubun efsane üyeleri Demir Demirkan, Ogün Sanlısoy, Murat İlkan’ın yanı sıra Gökalp Ergen, Cenk Ünnü, Hakan Utangaç, Metin Türkcan, Ozan Tügen ve seyircinin “Tarkaaaan” diye bol bol andığı Tarkan Gözübüyük vardı.
Açıkhava sahnesinde şahane görünüyorlardı, unutulmaz bir manzaraydı.
Müziğin, sözlerin hakkını vererek izledik konseri.
Konser sonunda müthiş performansı alkışlamak için ayağa kalktık tabii.
Son şarkıya gelindiğinde Murat İlkan “Bitti mi, nasıl geçti anlamadık” diyordu.
Biz de anlamadık Murat, güzel şeyler çabuk bitiyor gerçekten de.
Bu ayın sonunda
Zeytinli Rock Festivali’nde görüşmek üzere.

Tarkaaaaaan

Pentagram kulis halleri

Açıkhava’daki konserlerin sonrası da konser kadar efsane olabiliyor bazen.
Pentagram’ınki de öyleydi.
Sahne arkasına gelenlerin gördükleri ilk kişi Teoman oldu.
Konseri seyirciler arasına girmeden, kulise yakın bir yerden izlemiş o da.
Konser sonrasında Tuna Kiremitçi ve Şafak Ongan’la bol bol sohbet ettiler.
Demir Demirkan kulisin en neşelilerindendi.
Pantolonunu çok beğendik, dip not düşeyim buraya.
Ogün Sanlısoy iki yeni şarkı yapmış, “Herkes single yapıyor, ben ikisini aynı anda çıkaracağım” dedi.
Yakında buluşup dinleyeceğiz şarkıları.
Metin Türkcan, nam-ı diğer Metoboy, yarın klip çekiminde olacak.
Duyduğuma göre klibin YouTube ve müzik kanalları için iki ayrı versiyonu olacakmış.
Ben tabii daha çok YouTube versiyonunu merak ediyorum!
Ve Pentagram’ın beyni, beyefendi, şahane insan, efsane müzik adamı, benim liselerarası müzik yarışmalarında 4 yıl birlikte olduğum jüri arkadaşım Tarkan Gözübüyük.
Tek dileğim bir gün onun elinin değdiği bir projede olabilmek.
Bunu da buraya yazıyorum işte.
Olursa dönüp “Diledim, oldu” derim.

Bir

Pentagram yakında “Uzun İnce Bir Yoldayım” cover’ı ile adından söz ettirecek.
Ama bence onların en özel şarkısı “Bir”.
Konserde iki kez ve hep bir ağızdan söylendi.
Tüyleri diken diken etti.
Bir kez daha saygıyla önlerinde eğilmemize neden oldu. Açın dinleyin, bir daha, bir daha dinleyin.
İşte o şarkının sözleri:
Korkma ondan bundan
Ne ölümden ne hayattan
Bu dünyada gördüklerin
Hepsi bir, hepsi Hak’tan!”

Zehirlerim, parası neyse veririm!

Ey devletim, bu çapsız, terbiyesiz adamlara böyle rahat konuşma hakkını nasıl veriyorsun?
Hiç mi vicdanın sızlamıyor!
Adama bak, “Köpekleri zehirlerim, parası neyse veririm, nasılsa 3 bin lira” diyebiliyor.
Dilimizde tüy bitiyor, hayvan hakları değişikliklerini içeren yasa nerede, niye çıkmıyor hâlâ diye.
Olmuyor.
Ve Adana’da bu adam, parktaki köpeklere su koyan anne-kızı köpekleri öldürmekle işte böyle tehdit ediyor.
Hapis cezası yok nasıl olsa, versin parayı cinayetlere devam etsin, öyle değil mi?
Yazıklar olsun diyorum, başka da bir şey demiyorum.

Yazının Orjinali