Ot festivalinin faydası tabii ki öncelikle Alaçatı’ya.
Yıllar önce içine adım atmayacağınız binalar bu festival sayesinde şahane otellere dönüştü.
Yerel halk kalkındı.
Gidene “Neden gidiyoruz?” dedirten bu festival iç turizme yaradı yani.
Şimdi bu festivale kim kötü diyebilir ki?
Adana Portakal Çiçeği Festivali’ne gelince.
Alaçatı Ot Festivali’ne oranla daha renkli geçmiş görünüyor.
Nisanda Adana güzel oluyormuş.
Bando eşliğinde şarkılar söyleyerek şehri adımlayan insanlar, tam anlamıyla karnaval havası yarattı.
Kostümlü kortej açılışına da bayıldım.
Çok samimi geldi.
Ot ya da portakal fark etmiyor aslında, festival denen şey yapıldığı yere, insana iyi geliyor.

Öldürüyor mu kurtarıyor mu

Hayatı, olayları nasıl algıladığımız tamamen bakış açısı ile alakalı.
Aslıhan Doğan’ın Arda Turan’ın ayağına buz uygulamasını ayak yıkama olarak algılayan ve anında söylenmeye başlayanlar, doğru resmi ancak bakış açısını değiştirdiklerinde görebildiler.
Aslıhan ayak yıkamıyordu, futbolcu eşinin ayağına buz uyguluyordu.
Bu durum aklıma son günlerde sosyal medyada paylaşılan benzer bir fotoğrafı getirdi.
Zoom yapılan fotoğrafta bir köpeğin bir koyunu boğazından kaptığı ve öldürmeye çalıştığı görülüyor.
Fotoğrafa geniş açıyla bakıldığında ise gerçek ortaya şöyle çıkıyor:
Evet köpek koyunu boğazından tutmuş ama düştüğü nehirden kurtarmak, karaya doğru çekmek için. Aynı olayı farklı bakış açısıyla tam tersi şekilde algılayabiliyor insan.
İlk bakışa, tek bakışa, sabit fikre inanmamak lazım yani.

Ot mu portakal mı

Yalı fiyatları neden düştü?

Biraz da konular arası gezinelim…
◊ Sundance ödüllü Tolga Karaçelik imzalı Kelebekler filmi için “Festival filmi sıkıcıdır” diye düşünenler varsa düşünmesin. Tam tersine müthiş eğlenceli ve komik bir film.
Demiştim, yine diyorum, vizyondayken kaçırmayın.
◊ Beşiktaşlı taraftarlar Ağrı, Patnos, Sandaçlı köyü ilkokulu öğrencilerine kırtasiye, kıyafet ve oyuncak yardımı yapmaya hazırlanıyor. Katkıda bulunmak istiyorsanız, Beşiktaş Ordusu ve İlhan Tosun hesaplarıyla irtibata geçebilirsiniz.
◊ Yalıya gemi çarpmasının ucu emlak piyasasına da dokundu.
Emlakçılar arası yeni dedikodu şöyle: Boğaz’ı uzaktan gören evlerde, villalarda artış oldu, yalı fiyatları ise bir günde düştü.
Bir kere düşmeye gör, gelen vurur giden vurur. Yalılarda rutubet de varmış zaten, romatizmayı artırıyormuş!

Yazının Orjinali