Sosyalizmin dünyada kalan son temsilcilerinden olan bu ülkede doktor maaşı bile sadece 35 Euro.
Ama yıllarca öyle bir ambargo yemişler ki, ilaç bile bulamadıkları için o doktorlar pek çok hastalığın dünyada olmayan tedavilerini bulmuş. Kansere umut olabilen ilaçlar bu ülkede üretiliyor.
Dil altına beş damla damlatılan kanser aşısı Vidatox, Küba’ya gidenlerden en çok istenen şeylerin başında geliyor.
Bir de geliştirme aşamasındaki bir aşıdan bahsediliyor.
Bu aşıyı yurtdışına vermiyorlar.
Kanserde ikinci aşamada olanlara, Küba’ya gelmeleri şartıyla bu aşıyı 1 Euro’ya uyguluyorlar.
Kanser, çok hassas bir konu. Etkisi hâlâ test aşamasında olan aşının yüzde 100 başarılı olup olmadığı bilinmiyor.
İhtiyatlı olmakta fayda var.
Küba’da yüzde 100 başarısı kanıtlanan şey ise vitiligo tedavisi.
Burada özel vitiligo klinikleri var, hastalar buraya gelerek tedavi olurlarsa bu hastalıktan tamamen kurtuluyorlar.

Sanatçı Küba

Kübalılar üç farklı ırkın birleşiminden oluşan melezler aslında.
Adanın yerlileri Kızılderililer, 1492’de Christophe Colomb ile ülkeye gelen İspanyollar ve sonradan köle olarak getirilen Afrikalıların sentezine Mulatto deniliyor.
Çok güzeller ve en önemlisi müthiş neşeli, güleryüzlü ve pozitifler.
Köşe başında dans eden, çalan, söyleyen, renkli kıyafetli Kübalıları görebiliyorsunuz.
Ve tabii bir de enfes tablolar yapıyorlar.
İşte tezgah üzerinde, birlikte seyahat ettiğimiz Ensonhaber Medya Grubu Başkanı Serkan Kalemciler’in rastladığı ve fotoğrafını çektiği tablo.
Gidip poz versem ancak bu kadar benzerdi sanırım.

Küba’daki sağlık sektörü

Karayip korsanları

Karayip korsanlarının çıkış noktası, İspanyol hükümetinin bir zamanlar buradaki ticarete kota koyması.
Durum böyle olunca kaçakçılık artıyor ve filmlere konu olan Karayip korsanları da böyle doğuyor.
Küba’da dalış yasağı var.
Çünkü ada etrafındaki batıkların hazine kaynadığı biliniyor.
Bir de tabii Miami’ye kaçılmasın diye Kübalıların kayığa ya da gemiye binmeleri yasak.

Atatürk büstü

Havana’daki Atatürk büstü turistlerin çok ilgisini çekiyor.
Fidel Castro’nun siyasi lider olarak Atatürk’ü kendisine yakın gördüğü ve Nazım Hikmet’ten Kuvayi Milliye Destanı ile Atatürk’ün Nutuk’unu istediği biliniyor.
Küba, Atatürk’ü çok seviyor.
Havana’daki Atatürk büstünün yanındaki bahçeye bakan bahçıvanların üzerlerinde bile Atatürk tişörtleri var.

Küba ve kadın bacağı

Biz hâlâ Küba’da puroların kadınların bacaklarında sarıldığını sanalım.
Alakası yok.
Puro fabrikasında işçiler bu işi masa üzerinde yapıyorlar.
Bizim yanlış algı ise 1928 yılında sadece 6 ay süren reklam kampanyasından kalma.
Reklamın gücünü ve etkisini gösteren en güzel örneklerden biri bu olsa gerek.

Entel puro işçileri

Purolara Monte Cristo, Romeo Juliet gibi klasiklerin adlarının verilmesinin nedeni puro fabrikalarında işçilere dünya klasiklerinin okunması.
Sabah saatlerinde işçiler puro sararken hoparlörden günlük gazeteler okunuyor. Öğleden sonra ise purolara adını veren karakterlerin içinde geçtiği romanları okuyorlar.
Puro isimlerinin dünya klasiklerinin kahramanlarından gelmesi bundan.
Puro fabrikasında çalışanlar haftada beş gün 8’er saat çalışıyorlar. Fazla mesaiye kalmalarına izin yok.
Aylık gelirleri ise 30-40 Euro arasında değişiyor.

Güle güle George Michael

2016’ya bak.
Bitemedi gitti.
David Bowie, Prince derken George Michael’ı da aldı müzik dünyasından.
1980’lerin şarkılarıyla birlikte.
“Geçen Noel sana kalbimi verdim” diyordu Wham’in solistiyken Last Christmas aldı şarkısında.
Bu Noel’de ise…
Gençliğimizi kaybediyoruz bu ölümlerle birlikte.
Güle güle George Michael.
Güzel hatırlanacaksın.

Yazının Orjinali

Yorum Bırakın