Sony yetkilileri, filmin perşembeye (bugün) dek ambargolu olduğunu, basın gösteriminden çıktıktan sonra sosyal medya dahil herhangi bir yere filmle ilgili yorum yazmamamız gerektiğini söyledi.
Bu sadece bize mahsus değil, tüm dünyadaki ön gösterimlerde bu kural uygulandı.
Söz konusu film Stephen King’in meşhur roman serisinden uyarlanan Kara Kule (The Dark Tower).
Nikolaj Arcel’in yönettiği filmin başrollerinde Matthew Mcconaughey, Idris Elba ve Abbey Lee var.
Roland Deschain tüm evreni bir arada tutan Kara Kule’nin yok olmasını engellemek için Siyah Giyen Adam olarak bilinen Walter O’Dim’e karşı mücadele ediyor.
İyi ve kötünün mücadelesi aksiyon, bilimkurgu ve fantastik öğelerle süslenmiş bir hikaye olarak yansıyor perdeye.
Kara Kule, her şeyden önce filmin kısa süresine hikayeyi sığdıramamış.
Karmaşık ve sığ anlatım filmin içine girilmesini engelliyor.
Vizyona girene dek pek çok yönetmen ve kurgucu değiştiren projenin neden ambargolu olduğunu anlamak çok da
güç değil.
Yüksek beklentiyle gittiğim ve ne
yazık ki hiç tatmin olmadığım bir film oldu Kara Kule.
Bakalım yarınki
ilk gösterimlerle birlikte dünyadan gelen ambargosuz yorumlar ne
yönde olacak.

Vicdansızlar!

Antalya’nın dayanılmaz sıcağında…
Susuz…
Ayaklarına nal yerine lastik geçirmişler.
Üzerine dört adam binmiş…
Zorluyorlar da zorluyorlar…
Ve dayanamıyor…
Cansız bedeni yığılıyor köşeye…
Sahibi ağlamaklı “Ekmek teknem gitti” diyor.
Tabii, o can değil ki, ekmek teknesi, bir araç!
Atların ne kadar hassas, duygusal canlılar olduğunu bilenler çok iyi bilir.
Gerek Antalya Kaleiçi, gerek İzmir Kordon, gerekse de Adalar’daki atlara bir bakın.
Mutsuzluklarını, çaresizliklerini gözlerinden okursunuz.
Faytona binip nostalji yaptığını zanneden, “faytona binme” çağrılarını, bu konudaki çırpınışlarımızı görmezden gelen vicdansızlar…
Faytonlara hıncahınç doluşan Arap turistler.
Bu kokuşmuş sözde geleneği(!) kaldırmaktan aciz yetkililer kadar bu işkencenin, zulmün bir sorumlusu da sizlersiniz.
Bazen diyorum ki hepimiz yok olalım, dünyayı, hayvanları, bitkileri, yeşili bırakalım kendi hallerine.
Dünyaya huzur gelsin.

Buz ve tuz

İnternet üzerinden yayılan meydan okumalar zararlı boyutlara erişebiliyor.
Alın işte son moda; gençler kollarını tuz ve buz karışımına daldırıp, ne kadar dayanabileceklerini test ediyorlar.
Buz ve tuzda ne var demeyin, ikisi birleşince vücutta ciddi yanıklara neden olabiliyor. Gençlere tavsiyem; kalsın, bununla da birbirinize meydan okumayıverin, olur mu!

Yazının Orjinali